Fındık ocağı ve fındık bahçeleri hayat kaynağıdır

Fındık sadece yetiştirdiği fındık ürünü ile değil bahçeleri ile de insanlara ve hayvanlara hayat kaynağıdır. Bazı ağaçlar, altında ve çevresinde hiç bir bitki ve canlıya hayat hakkı tanımaz, onların yetişmesine müsaade etmez. Altında ve çevresinde hiç bir bitki ve canlı yetişmez.

Fındık ağacı ve bahçeleri çok farklıdır. Tüm canlılar, her türlü bitki ve ağaç fındık bahçelerinde hayat bulur. Fındık ocakları cömerttir, sayısız bitki türü ve birçok meyve ağacı fındık bahçelerinde yetişir. Fındık bahçelerindeki kaynak suların tadı bile çok farklı bir lezzete sahiptir. Sıcak yaz aylarında fındık bahçelerindeki pınarlar ve su gözelerinden içilen buz gibi suların tadı unutulmaz. Bahçelerin kenarından şırıl şırıl akan dereler obuzlar ve ırmaklar insana göz ve gönül ziyafeti sunar. İnsan üzerindeki tüm dert sıkıntı ve stresi de alıp götürür.

Fındık ocakları ve fındık bahçelerinde yetişen meyveler ve bitkiler saymakla bitmez. Fındık armudu, fındık mantarı ve fındık bahçelerinin altında yetişen fındık mayisi (çileği), fındık taflanı… Adını fındıktan alan sadece bir kaç tanesi.

 Kokulu siyah üzüm, töngel, armut, elma, kiraz, taflan, ceviz, dal çileği, kestane, hurma… Sahil kesimlerinde mandalina, portakal, limon, fındık bahçelerinde yetişip cömertçe meyve veren ağaçlardan bazılarıdır.

Fındık ocakları ve bahçeleri ile çevrilmiş, insanımıza aş ve ekmek olan mısır tarlaları fındık ocakları sayesinde kendisini rüzgârlara, fırtına ve vahşi hayvanlara karşı emniyet ve korunaklı görerek bol bol mısır (darı ) verir.

Fındık ocağı ve bahçeleri yaban hayatı birçok canlıya da yurt yuva ve vatan olmuştur. Başta evcil büyük ve küçükbaş hayvanlar olmak üzere sayısız börtü böcek ve yapan hayatı hayvan sürüngen ve kuş türü fındık ocakları ve bahçelerini vatan yapıp yuvalarını kurup çoğalmışlar.

İnsan oğlu olarak horlayıp küçük gördüğümüz, fındığın çevre ve ekolojik hayata katkısını saymakla bitiremeyiz. Fındık ocakları ve bahçeleri sadece insanlar için değil tüm canlılar meyve ve bitkiler için de yurt yuva vatandır.

İlim kültür tarih araştırmaları Merkezi İKTAV Belgesel Yayıncılık www.iktav.com olarak “Vatan Yahut Fındık belgeselini” bunun için çekmekteyiz. Minnet ve şükran borçlu olduğumuz, Fındık Belgeselini imece usulü hep birlikte çekeceğiz. Görüş öneri tavsiye ve katkılarınızı bekliyoruz.

Fındık Vatandır

Vatan Fındıkla güçlüdür

FINDIK ve SAĞLIK

Yağ (oleik asit çoğunlukta olmak üzere), protein, karbonhidrat, vitaminler (vitamin E), mineraller, diyabetik lifler, fitosterol (beta-sitosterol) ve anitoksidant fenoliklerin özel bileşimleri nedeniyle insan beslenmesi ve sağlığı açısından fındık, kuruyemiş çeşitleri arasında önemli bir rol oynamaktadır.

Fındığın besleyici ve duyumsal özellikleri, onu gıda ürünleri için benzersiz ve ideal bir malzeme haline getirmektedir. 60,5 % oranında yağ içerdikleri için fındıklar iyi birer enerji kaynaklarıdır. Birçok araştırmacı,fındık tüketiminin insan beslenmesi üzerine olumlu etkileri olduğunu söylemiştir. Bu etkiler, tekli ve çoklu doymamış yağ asidi (82,8 % oleik ve 8,9 % linoleik) bakımından zengin olan fındık lipitlerinin yağlı asit profiliyle ilgili olabilir. Araştırmalar göstermiştir ki doymuş yağ oranının düşük ve tekli doymamış yağ oranının (MUFA) yüksek olduğu beslenme çeşitleri kan lipiti düzeyinin kontrolünde etkili olmaktadır; benzer bir sonuç, koroner kalp rahatsızlığı (CHD) riskinde de olumlu bir etken olabilir. Ayrıca (fındık yağında yüksek oranda bulunan) tekli doymamış yağ oranıyla zenginleştirilmiş beslenme çeşitleri CHD vakalarının azlığı, tansiyon düşüklüğü, toplam kolesterol dengesinde düşüklük, lipoprotein yoğunluğunun (LDL) azaltımı veya tersinin çoğaltımı ve kan trigliserin değerinin düşmesi gibi insanlarda benzer, olumlu etkiler oluşturur.

Fındığın besleyici ve duyumsal özellikleri, onu gıda ürünleri için benzersiz ve ideal bir malzeme haline getirmektedir. %60,5 oranında yağ içerdikleri için fındıklar iyi birer enerji kaynaklarıdır. Birçok araştırmacı, fındık tüketiminin insan beslenmesi üzerine olumlu etkileri olduğunu söylemiştir. Bu etkiler, tekli ve çoklu doymamış yağ asidi (%82,8 oleik ve %8,9 linoleik) bakımından zengin olan fındık lipitlerinin yağlı asit profiliyle ilgili olabilir. 

 Araştırmalar göstermiştir ki doymuş yağ oranının düşük ve tekli doymamış yağ oranının (MUFA) yüksek olduğu beslenme çeşitleri kan lipiti düzeyinin kontrolünde etkili olmaktadır; benzer bir sonuç, koroner kalp rahatsızlığı (CHD) riskinde de olumlu bir etken olabilir. Ayrıca (fındık yağında yüksek oranda bulunan) tekli doymamış yağ oranıyla zenginleştirilmiş beslenme çeşitleri CHD vakalarının azlığı, tansiyon düşüklüğü, toplam kolesterol dengesinde düşüklük, lipoprotein yoğunluğunun (LDL) azaltımı veya tersinin çoğaltımı ve kan trigliserin değerinin düşmesi gibi insanlarda benzer, olumlu etkiler oluşturur.  E vitamini açısından bitkisel yağlardan sonra fındık en iyi ikinci kaynaktır.

E vitamini çözülebilir bir lipit fenolik antioksidandır. Fenoliklerin antioksidan aktiviteleri, hidrojen atomlarını bağımsız köklere dönüştürme özelliğinden kaynaklanır. Bu bileşimler bağımsız kökler oluşturabileceği için, diyabetik hastalarda, kanser ve atherosclerosis önlemede potansiyelleri olduğuna inanılmaktadır. E vitamininin antioksidan görevi ve koroner kalp rahatsızlığı ve kanserle olan ilişkisinden dolayı, fındık ve fındık ürünlerini de içeren doğal gıda maddelerine tüketici ve sanayi tarafından olan ilgi artmaktadır. 

Her gün sadece 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının %100’ünü karşılamaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar göstermiştir ki fındıkta bol miktarda bulunan beta-sitosterol maddesi kolesterolü düşürmek ve kanser (kolon, prostat, göğüs) gibi pek çok hastalığı önlemekte önemli bir rol oynayabilmektedir. Bu husus tümör büyümesini engelleme ve apoptosis uyarımı içinde geçerlidir. Ayrıca, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum başta olmak üzere fındıklar iyi birer mineral kaynağıdır. Tansiyonun dengelenmesinin yanı sıra, sodyum bakımından düşük fakat mineraller bakımından oldukça cömert olan fındığın kemik gelişimi ve sağlığı açısından da önemi büyüktür. Bu minerallerin sağlık açısından olumlu etkileri iyi bilinmektedir.

 Fındık ayrıca tüm gerekli aminoasitleri ve en gerekli mineralleri de içermektedir. Fındık cystine ve methionine bakımından düşük olan baklagil kökenli gıdalarla birlikte protein kaynağı olarak kullanılabilmektedir. Daha önce de belirtildiği üzere, doğal antioksidanlar bakımından fındık iyi bir kaynaktır. Bu, fındığın ve fındık mamullerinin nutraceutical potansiyelini işaret etmektedir. Sonuç olarak, fındık, günlük dengeli beslenmede hayati bir besin ve katkı maddesidir ve kalp sağlığı açısından da en faydalı nutraceutical maddedir. Günde bir avuç fındık yemek, sizi yukarıda bahsi geçen birçok hastalıktan koruyabilir.

Bir cevap yazın